
|
SİNANKÖY
Sinanköy Prof. Dr. Engin Beksaç Sinanköy yanında bulunan ve kale, mağaralar ve diğer kaya oluşumları geniş bir sahaya yayılan çok karmaşık bir alandır. Kuzey ve Kuzey Batı yönünden gelen tehditlere göre teçhiz edilmiş bir Ortaçağ Kalesi ve bu kale altında Batı tarafta yer alan kilise ve diğer kült mağaralarından oluşmaktadır. Esasında kalenin daha erken süreçlere ve özellikle de Demir Çağı ve Trak yerleşim sürecine ve takip eden aşamalara giden bir geçmişi ve bu süreçlerle ilgili olabilecek bazı kültistik kaya oyma anıtlarının ve kültistik alanların izlerine doğu tarafta rastlanmıştır. Bu durum, bu alan kadar, Edirne ve Trakya açısından ilginç ve orijinal bir durumdur. Sinanköy’ün doğusunda ve geniş bir akarsu yatağının ardında yer alan kalker kaya oluşumuyla dikkat çeken ve ilk bakışta, önemli bir Ortaçağ Kaya oyma mağara ve dini kompleksleriyle birlikte, tepedeki Ortaçağ kalesinden oluşan alan da esasında daha erken yerleşim ve kullanımı işaret etmiştir. Bu alanlar muhtemelen Ortaçağ süreci öncesinde Yerel Trak Toplulukları tarafından da kullanılmış olup, özellikle tepenin doğu tarafında ve sur kalıntılarının altında kalan bölgelerdeki topografik oluşumlar bu duruma işaret eder gibidir. Kuzey, kuzeybatı yönünden gelerek, batı yönünden kayalık tepeyi sınırlayan akarsuya bağlanan bazı küçük akarsu kollarının ve muhtemelen de kurumuş bir kaynağın izleri doğu taraftaki yükseltide seçilmektedir. Alanın Batı tarafında çoğu saya olarak kapatılmış mağaralar doğuya dönük olarak batıya açılacak şekilde teşkilatlandırılmış Hıristiyan yapılarıdır. Bunlardan biri içinde yapılan inceleme bunu kanıtlamış ve burada bir şapelin mevcudiyetini ortaya koymuştur. Bu mağaralarda yamacın etek kısmında yer alan ve en geniş mağara teşkilatına sahip olan örnek bir saya olarak kullanılmakta olup, etrafı çitlerle çevrilmiş ve bir demir kapıyla kapatılmıştır. Önemli bir dini yapı olduğu anlaşılan bu mağaranın cephesinde belli belirsiz seçilen bazı izler esasında ilginç bir cephe teşkilatına işaret etmektedir. Tepenin doğu tarafında yer ala alan alt bölümlere göre teşkilatlandırılmış olduğu izlenimini vermektedir. Bunlar biri tepedeki kale alanı eteğinde yer alan ilginç küçük kaya oyma mekânlardan oluşmuştur. Bu kısımda zaman içinde hayli tahrip olmuş bir açık hava kült alanı ve kültistik kaya altarı ve kült odaları olması ihtimali yüksektir. Bu alan genel niteliği itibariyle kuzeydoğu yönüne göre teçhiz edilmiştir. Genel hatları itibariyle Ortaçağ sürecinde de değiştirildiği fark edilen bu alan dört kaya oluşumundan meydana gelmiş bir bütündür. Bunların en güneydeki kaya direkt olarak kuzeye bakan kör bir kaya nişine sahipti. Hemen yanı başında yer alan daha geniş kaya bloğu güney taraftaki kör bir niş ve kuzeydoğuya bakan ve günümüzde hayli tahrip olmasına rağmen dışarıda dar bir niş teşkil eden bir cephe duvarına sahip olmuş olması muhtemel dar ve basık bir kaya oyma mekâna sahiptir. Bu ikinci kaya bloğu yanındaki kayada da belli belirsiz bir niş yer almaktadır. Onun ilerisindeki kaya ise diğerlerine göre daha dik ve yüksek bir cepheye sahip olup, kuzeydoğu yönüne açılan kapısıyla basım ve kabaca ovale yakın bir dikdörtgen planlı kuzey ve güney taraflarında yarım daire nişler buluna ilginç bir oda ihtiva etmektedir. Bu alanın önünde kayalık alanda tesviye çalışmaları yapıldığı bellidir. Diğer alan kalenin yerleştiği tepenin doğusundaki dar bir akarsu yatağı üstünde yer almakta olup, günümüzde kurumuş olan bir kaynakla ilintili olduğu izlenimini vermektedir. Bu alandaki kaya oyma izler ve muhtemelen bir su haznesi ile mağaralar yanında yer alan mimari teşkilat, bir açık hava kült alanının varlığına işaret etmektedir. Özellikle su haznesi ile ilişkili kaya oyma bölüm ile kaynak olması muhtemel bölümün yanındaki teşkilat çok dikkat çekicidir. Tepede yer alan kale genel teşkilatına göre oval planlı olup, surlarla teçhiz edilmiş bir yapı olarak, özellikle Ortaçağ sürecine işaret etmektedir. Kalenin genel olarak güneyinde yer alan yükseltiler ve güney doğusunun kapalı oluşuna karşın tüm kuzey, kuzeybatı, kuzeydoğu ve batı, güneybatı yönlerine hâkim konumu ilgi çekicidir. Kale yüzeyi ve doğu yamaçlarda yoğun olarak değişik süreçleri gösteren seramik parçalarına rastlanmıştır. Bu seramikleri yoğun olarak Ortaçağ’a işaret etmesine karşın, daha erken süreçlere, işaret eden seramikler de yüzeyde mevcuttur. Bunlar arasında Trak dönemi seramikleri önemli bir yekûn tutmaktadır.
|
|